anlatılan bizim hikayemiz

Bandista evi şenlik kıyamet bir eylem bandosu şimdi ses vermekte ska, balkan, vertov, reggae, eşitlik, özgürlük, cango, votka, adalet, kökler sularından… Bandista evinde geceler gündüz gündüzler denktir geceye, bu evde güneş batsa da dinlenir ev hece heceye. Bu evin odaları geniş uzun dar hayal; bu evde mebzul miktar kapılar kilitsiz gıcırdar. Bu evde koridorlar, sokaklar ve meydanlar, sahneler salonlar dansla sesle hınçla çığlıklar… Bu ev bir dağ başında bir gettoda ya da down-town’da, bu ev dev bir karavan bu evi bulur arayan. Bu evin sakinleri kara kızıl mor renkleri, yeşil sarı turunç ve nar, bu ev binbir bedenle var. Bu ev döker alınteri, bu ev rahim yangın yeri; söndürür kandilleri nice esrik sever evi. Bu evde geçmiş hüzünle değil hüsnü kabulle, bu evde gelecek yokla değil beklenir telaşla. Bu ev tenha bu ev dar-maduman kanma yalan, gözyaşları ağıtlar destanlar epik tasalar, bu evde yasalar değil ses verir yoldaş maison‘lar!

Dinleyelim, paylaşalım: www.tayfabandista.org

ankara olmuşum

Karışmışım baştan sona kadar 


1950’de doğmuşum 


Memur çocuğuyum, anam öğretmen 


 

Uykudan önce dua edermişim küçükken



Aslım ne tam doğu 
ne tam batı


Ha orda olmuşum 
ha burda



Her yol Ankara olmuşum 


Devamlı hayal kurmuşum 


 

Bozup yeniden yapmaktır işim


Bozup yeniden yapmak

 

Yüzlerce yıl önce doğmuşum 


Karışmışım baştan sona kadar


Bu ne iştir alemdar

 


Sen de cin ol ha ne çıkar 



Aslım ne tam doğu 
ne tam batı


Ha orda olmuşum ha burda


Sihirli semaverimi bulmuşum 


Farzedelim ben de cin olmuşum 


 

Bozup yeniden yapmaktır işim


Bozup yeniden yapmak 

İzzet Öz’ün Sihirli Lamba programının açılışında kullandığı ‘dekonstrüktivist’ Mazhar Alanson şarkısı.

İzzet Öz’le söyleşi: Deya Bengi ve Merve Erol, Roll 137 (Şubat 2009), 57-61.